Bir Yoga Günlüğü III: Gün 20-22

Hoca yazmış, son dördün blues diye. Hem de ne blues, sangha. İçim kıyıldı bluğluktan. Yazmayayım, modumuzu düşürmeyeyim diyorum. Sanki blogun modu benim yazdıklarıma bağlı. Örnek ol diyorum haydi kuyruğu dik tut, bırakma. O da olmuyor. Hayatıma yoga girmeden önce ölümüne depresif olabildiğim zamanlarımı özlüyorum. O zaman depresif olmaya hakkım vardı. Yogadan sonra o hakkımı elimden … Okumaya devam et Bir Yoga Günlüğü III: Gün 20-22

Bir Yoga Günlüğü III: Gün 19

Yogam bittiğinde çok şahane şeyler yazacaktım. Güneşle olmasa da nasıl erkenden uyandığımı, sabah sabah tüm prelüdü yapma şimdi hazır tam iyileşmedin, öğleden sonra açık vücutla yaparsın çiçek gibi olur diyen zihnimle çoktan el sıkışmış, yalnızca ısınmaları yapmak üzere gittiğim yoga odasından bir tam prelüdü yaparak çıkmış olmanın şaşkınlığını, uzun zamandır girmediğim asanalarla buluşmuş olmanın getirdiği … Okumaya devam et Bir Yoga Günlüğü III: Gün 19

Bir Yoga Günlüğü III: Gün 17&18

Bu resmi gölgelerimle verdiğim bütün savaşları temsilen kullanabilirim, o kadar seviyorum. Bunun bir de Fingolfin’li olan versyonu var, o da favorim. Belki onu da koyarım yazılardan birine bir gün. (Tolkien nördleri buraya). Sabah kalkıyorum kalkmasına ama ne çetin bir mücadele sonucunda. Anlatmayayım ki büyümesin, beslenmesin. Dünden önceki akşam odanın penceresini kapatarak uyudum. Bir göreyim dedim … Okumaya devam et Bir Yoga Günlüğü III: Gün 17&18

Bir Yoga Günlüğü III: Gün 16

Dün dün, bugün de bugün olduğu için dünkü yazıma kaldığı yerden devam etmek yerine ikinci etabın yarısının ikinci gününde yeni şeyler yazayım istedim ama, pek de içimden gelmiyor bugün yazmak. Saat olmuş öğleden sonra üç buçuk. Sabah gözümü açtığım andan beri kutlamaları kabul etmekten yeni oturabildim blogun başına. Hayat bana güzel vallahi. Bu sabah (yine) … Okumaya devam et Bir Yoga Günlüğü III: Gün 16

Bir Yoga Günlüğü III: Gün 15

Bazı ayarlarımın bozulup bazılarının düzeldiği bir gün bugün. Rubiküpün bir yüzünü yaparken öbür yüzü bozulur ya. Onun gibi bir şey. Dolunay desen var, uykusuzluk desen âlâsı, bir duygusal roller-coaster bugün adeta sangha. Dün akşamki düğünden sonra ilk planım gece Bursa'da kalıp sabah 9:30 otobüsüyle İstanbul'a dönmekti aslında. Gece ilerlerken baktım ki dönmek istiyorum. İçime o … Okumaya devam et Bir Yoga Günlüğü III: Gün 15

Bir Yoga Günlüğü III: Gün 14

Çok acayip hızlı olmam lazım sangha. Bugün, başka bir sangha Shadowcular olarak cümbür cemaat Bursa'ya, Aylin'in düğününe gidiyoruz. Vur patlasın, çal oynasın! Dün gece blogdan sebep geç uyudum. Sabah çok zor uyandım. Öyle erkene de kurmamıştım saati uykumu alayım diye, malum gece uzun. Ama yine aldığım uyku yetmedi. Yüzüm gözüm şiş, başımda fena bir ağrıyla … Okumaya devam et Bir Yoga Günlüğü III: Gün 14

Bir Yoga Günlüğü III: Gün 13

Bugün tam anlamıyla İstanbul'a dönmüş sayılırım. Neden mi? Sabah Bostancı'dan Beşiktaş'a İDO, oradan Emirgan'a otobüs, oradan Kabataş'a bir başka otobüs, akşam ders çıkışı Karaköy'e tramvay ve son olarak da Bostancı'ya motor şeklinde geçen toplu taşıma silsilesiyle Hızır Kamp öncesi bıraktığım hayatıma tekrar döndüğümü fikren ve ruhen idrak etmiş oldum. Şu kadar yıldır İstanbul'da toplu taşıma … Okumaya devam et Bir Yoga Günlüğü III: Gün 13