Şahitsiz Prakriti

Fransız balkonundan bozma salon camının önünde, yerde oturuyorum. Malum eve akşamüzeri 3 ile 5 buçuk arasında direk güneş ışığı giriyor. Her defasında imarına nasıl izin verildiğini aklım almayan Feneryolu’ndaki hilkat garibesi dörtlü gökdelenin tepesinden dolanıp, yine hemen karşı çaprazımdaki on yedi katlı binanın arkasında kayboluyor. Bu değerli birkaç saat boyunca ışığın düştüğü yerlerde, yani camın …

Okumaya devam et Şahitsiz Prakriti